Renklerle merhaba bu sefer renkleri konuşacağım konuşturmaya çalışacağım renkleri de diyebiliriz. Bu hayatta renklerin önemi nedir? Ya da var mı sizin de renklere adadığınız insanlar kişiler duygular. Farklı bir acıdan bakalım renklere sizin adadığınız değil de renklerin size hatırlattığı kişiler, duygular, özlemler var mı? Birkaç gündür düşünüyorum renklerin bana hatırlattığı bir çok insan var aslında ve birkaç renk düzeneğinin de bana hatırlattığı tek bir kişi var ne kadar özlem duysak ta uzakta olan tek bir insanı hatırlamak renklerin de özlem duyduğumuz duyguları ortaya çıkartması ne kadar garip bir duygu bir yerde değil mi ?
Düşündüğümde aklıma geliyor da renklerin aslında bize bir çok şey hatırlatabilir veya hatırlatmayabilir.
Gel gelelim birkaç renk konusunda işte benim asıl bu seferki yazımda belirlediğim birkaç renk var bana şuanda hatırlattıklarına göre yargılayacağım renkleri sizde kendinize göre de yorumlayabilirsiniz.
Mavi: Bende yeri ayrıdır mavinin. Her tonu başka bir dünya taşırdı, taşır hala daha içimde kendi dünyamda. Denizin okyanusun rengidir benim için mavi aklıma hep mavi renk skalasını düşündüğümde okyanusta yüzen balınalar. Kendi başlarına yaşayan mercanlar ufak büyük bir çok balık gelir aynen bizim dünyada yaşadığımız gibi . Son birkaç yıllım da maviyi çok sevdim bir çok şeyden çok sevdiğim ona baktığımda maviyi maviye baktığımda da onu görürüm kimi zaman benim için acı verse de bu hayatta mavinin anlamı yine özeldir bende. Yalnız tek başınıza olduğunuzu düşünün denize karşı birazda denizden yüksekte bir yerde bir bank oturduğunuzu mevsimlerden de son bahar olduğunu düşünün. Etrafınızdaki ağaçlar yapraklarını rüzgâr da onları sağa sola savurmuş. Tek başınasınız sadece kendiniz hisleriniz ve anılarınızla beraber elinizde bir fincan kahve ve mavi ben işte öyle bir zamanda anladı maviyi onun değerini yaklaşık ondan 6000-7000 Km ötede farklı bir ülkede farklı bir şehirde. Karşıma baktığımda her yer mas mavi elimde bir fincan kahve etrafta dökülmüş yapraklar belki de düşlerimde sen ama yine mavi her şey karşımdaki deniz okyanus mavi. Benim için mavinin önemi o tarihten başlar. Yalnız kalmak kimi zaman çok iyi bir şeydir birçok değeri anlarsın kaybettiklerini hatırladıklarını özlediklerini önem verdiklerini. Bazen de hiçbir anlamı olmaz bu duyguları bilsen de önem verdiklerini hatırladıklarını özlediklerini hatırlasan da bir anlamı kalmaz senin içinde onun içinde bunun içinde durum böyledir.
Kırmızı: Çok sevilesi bir renk gibi görünür aslında baktığında böyle sevecek aşikâr durur. Kimilerine göre şans getirir kimilerine göre ölümün rengidir kırmızı. Kırmızı bana yılbaşında Noel de süslenen ağaçların üstündeki o minik kırmızı toplar olur ya onları hatırlatır sevdirir bana kırmızı aslında bir çok şeyi minik çocuklar vardır. Hep Noel baba masalı ile kandırırsalar da Noel’den sonra yastıklarının altında para bulurlar veya birkaç kediye her ne kadar aileleri onları oraya koysa da onlar bunu bilseler bile yine mutlu olurlar çünkü orada istedikleri olmuştur bu hayatta onları hatırlayan onları kollayan aileleri onlara hediyeler almıştır sevindirmişlerdir onları. Alınan hediyeler bellidir kime ne olduğu ve ona göre o hediyeler verilir. Hiçbir zaman a kişisine alınmış hediye b ye verilmez çünkü a için özel olarak alınmıştır. Bende hayattım da aslında hep bunu yapmaya çalıştım birisi için aldığım bir hediyeyi başkasına hiçbir zaman vermedim vermemeye çalıştım. Eğer o insan hayatımdan uzunca süreler çıkacak bile olsa ya çöpe attım ya sakladım yada verip yanına bir not defteri iliştirip yeni hayatına yeni sayfalara buradan başlarsın dedim. Ben onu güçlendirdiğimi hissederken kendi güçsüzlüğümü fark etmedim çünkü oradaki amaç zaten önceden planlanmış duyguların yaşanmasıydı belki de önceden dönen bir oyunun planlandığı gibi sonradan bunu anlasam da düşününce neye yarar diyorsun ama işte kırmızı bana bunu hatırlatıyor J. Bir oyuncunun yerine başkası oynayabilir ama birisinin yerini başkası dolduramaz sadece biz kendimizi kandırırız o başkasını unutmak adına doldurduğumuz insanlarla
Yeşil : Kırmızı ile mavinin birbirine tutarsızca umarsızca karıştırılması ile ortaya çıkar. Fütursuzca karıştırılması ile kırmızı ve mavinin güzel bir yeşil tonu yakalarsınız öyle bir şekildir ki. Karşındaki insan eğer bu yeşili üstünde taşıyorsa ona bu rengi çok iyi yakıştırabilirsiniz ve ondan çok pozitif enerji alabilirsiniz bana göre çünkü yeşil mavi ile kırmızının uyumundan başlar tarafsız bir renk gibidir bana göre anlamlandırılabilir anlamlandırılamayabilir. Yeşilin en güzel tanımı güzel ülkemizin birçok yerinde olan ucu bucağı görünmeye ovalarına bakmaktır aslında. Yeşil en güzel o şekilde anlaşılır çok sıcak bir yaz günü hafifi bir rüzgar karşınızda ova yem yeşil bir ova yazın ortalarına doğru daha yeni yeni büyümeye başlamış mısırlar karşınızda bir tarafta buğdaylar ve biraz tepe bir kısımda bir ağacın gölesin de oturan siz öyle bir huzur kaplar ki içinizi ama yine duygular sizi bırakmaz düşünceler bir şey düşünmeye başlarsınız birşeylerin hayalını kurarsınız düşünüp durusunuz umarsızca tutarsızca
işte yeşilin tarafsızlığı buradan gelir size huzur getirir ama mutluluk konusunda size bir oyana bir buyana sürükler belkide
Bu yazımda sadece 3 renk hakkında insanlar üzerindeki etkisi benim üzerimdeki etkiyi yazabildim açıkçası ilerleyen günlerde birkaç dizi renk daha katabilirim belki bu yazıya seri olaraktan:).
Ayırca bir siteden okuduğum bir yazıyıda sizinle paylşamak istiyorum bu renkler hakkında.
MAVİ
Sigmund Freud Maviyi okyanussal, sakin diye niteler. Faber Birren ise tansiyonu düşürdüğünü söyler. Araplar ise mavi taşların, firuzenin kanın akışını yavaşlattığına inanırlar. Nazar boncuğu o yüzden mavi taşlıdır. Sakinleştirici bir renktir, Batı’da bu sakinleştirici etkisi yüzünden intiharları azaltmak için köprü korkuluklarını maviye boyarlar.
Amerika’da bir ilkokulun duvarlarını beyaz ve portakal renginden, maviye çevirmişler, çocukların notlarının yükseldiğini ve yaramazlıklarının azaldığını tespit etmişler. Mavi ve özelikle lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır. O yüzden dünyadaki firmaların yarısından fazlası logolarında maviyi kullanırlar.Hilton, amblemini sonradan lâciverde çevirirken, insanların kafasında daha büyük bir kuruluş imajı oluşturacağını biliyordu. Aynı şekilde Bili Clinton Büyük Jüri’ye ifade vermesinden önce mavi kravat takarak daha inandırıcı olacağı yönünde danışmanlarınca uyarılmıştır.
Bankaların logolarında ve imaj oluşturmada en çok kullandıkları iki renk mavi ve yeşildir. Maviyle büyüklüklerini, yeşille güvenilirliklerini vurgularlar. Yeşil ve mavi sağlamlığın habercisidir.
Mavi, yeme içgüdüsünü azaltan bir renk. O yüzden bu fast-food zincirleri içeride mavi hiçbir şey kullanmazlar. Tüm diyet ürünler mavi yazı ve logo kullanırlar. Süt ve süt ürünleri de sağlıklı şişmanlatıcı olmadıklarını anlatmak için maviyi ve yeşili tercih ederler.
Marie Clarie dergisi de yaptığı bir araştırmada ilginç bir şekilde mavi basılan kapaklarının en çok satan sayılar olduğunu tespit etmiş. Mavinin en önemli özelliklerinden birisi de çok uzaklardan farkedilebilmesidir.
KIRMIZI
Kırmızı iştahı açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının hepsinin logosunun kırmızı olduğunu hayretle farkedeceksiniz; Coca Cola, Pizza Hut, TGI Frıday’s, Mc Donald’s, Ülker, Burger King, Lay’s, bu listeyi binlere çıkarabilirsiniz.
Kırmızı tansiyonu yükseltir ve kan akışını hızlandırır. O yüzden gençliğe hitap ürünler de logo ve ürünlerinde kırmızıyı tercih ederler. Levi’s, Le coq Sportif, The Little Big, Nike, Puma sizin ve sizin ekleyeceğiniz yüzlercesi. Spor arabalarda da ateş, adrenalin gençlik simgesi kırmızı tercih edilir.
Ford erkekler için ürettiği Mustang’i, içinde sarı tonlar olan bir kırmızıyla satarken, kadınların tercih ettiği Probe’ta mavi ton kullandığı bir kırmızıyı kullanıyor. Çünkü kendine süveter alan kadınların en az yarısının maviyi tercih ettiği biliniyor.
İnsanlar kırmızı fonlu mekânlarda zaman kavramını kaybetmeye başlıyorlar ve uykusuzluk yaratabiliyor. Bu yüzden tüm gece kulübü, bar türü yerlerde kırmızı fonlar kullanılır. Zamanı unutun! İştahınız açılsın daha çok için! Uykusuz kalın!
Kırmızı doğa içinde en dikkat çekici renklerden birisi olmasına rağmen, yakından kolaylıkla farkedilebilirken, uzaktan daha zor ayırdedilmektedir. O yüzden batıda gökdelenlerin ve yüksek noktaların üzerindeki uçaklar için konulan uyarı ışıkları maviye çevirmişken bu bilgiden yoksun biz, hala ısrarla kırmızı işaret ışıkları kullanmaktayız. Oysa kırmızı uzaktan dikkati çekmez.
Polis otolarının üzerindeki ışıkların yarısı mavi, yarısı kırmızıdır. Bunun nedeni de lambanın kırmızı sayesinde yakından, mavi sayesinde de uzaktan farkedilebilmesidir.
YEŞİL
Kasaplar, dükkânlarında kırmızıyı kullanırken, yeşili hiç kullanmazlar. Yeşil vejeteryanlığı temsil eder. Yeşil belki de doğanın kendisidir. Yeşil güven verir. O yüzden bankaların logolarında en çok tercih ettikleri iki renkten birisidir. Yatak odası için de rahatlatıcı bir renktir. Yaratıcılığı körükler.
Batıda büyük otellerin mutfaklarında, duvar renginin ahçıların yaratıcılığını artırmak için yeşile boyanmaktadır. Hastaneler de logo ve iç dizaynlarında yeşili tercih ederler. Çünkü rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Tabiatı en çok hatırlatan renktir. Yeşil alanlarda insanların daha az mide ağrısı çektikleri tespit edilmiş. Sakız paketlerinde ve sebze satılan yerlerde de yeşil en tercih edilen renktir.
Renklerin gözdeki kimi sinir hücrelerini kısa süreli öldürdüğünü gözlemişler.(Burada öldürmeden kastedilen yok etme değil, kısa süreli devre dışı bırakma). Renkler, bakıldığında bu iki tür hücreden birini öldürüyorlar. Kimi renklerin ise bu iki tür hücreyi birden öldürdüğü görülmüş. Yeşil bunlardan bir tanesi. Yeşil uzun süreli bakıldığında gözdeki iki hücreyi birden öldürüyor ve başka tarafa baktığınızda diğer renkleri algılama şansınız yok oluyor. O yüzden yeşil rengin araba göstergelerinde pek kullanılması tavsiye edilmez.(VW Polo, Renault Broadway yeşil göstergelere birer örnek olabilir.) Gece göstergeye baktıktan hemen sonra gözünüzü yola çevirdiğinizde kısa bir süre farklı renkleri algılayamazsınız. Karşıdan gelen farların geçtikten sonra bir süre görmeyle ilgili zorluk çekmemiz de buna bağlanabilir. Bir bilimsel araştırmaya göre insan gözünün mavi ile yeşile uzun süre bakamadığı sonucu ortaya çıkmıştır.
Yukardaki alıntının kaynağı : http://www.edebiyatdefteri.com/yazioku.asp?id=7981