Rakı Nasıl İçilir ?
Rakı nasılmı içilir =). Az önce izlediğim bir videodan anladığım kadari ile ve araştırarak yazıyorum =).
Önce bir yudum alınır sonra dişler arasında bir hava alınır. Niyemi akciğerlerde nasibini alsın diye.
Videodada izlersiniz ayıntılı anlatmış amcam
Ayrıca aşağıdaa kısa kısa bilgiler =)
Sek içilir!
Bu cevap bu soruya verilebilecek yüzlerce sübjektif cevaptan birisidir.
Bu cevap benim cevabımdır ve tamamen kişisel bir zevk meselesidir.
Bu yazının başlığı aslında “rakıyı nasıl içiyorlar” olmalıydı. O zaman sorunun cevabından beklenti daha genel, daha kapsamlı olurdu ve bu yazıda bulacağınız da budur.
Ama o başlık bu kadar iddialı olmazdı.
Rakı sofralarını, tiryakiler yere göğe sığdıramaz. İnce ince ve kılı kırk yararak tadı, mezesi, kiminle içileceği, ne kadar sürede içileceği, içerken nereye karşı oturulacağı anlatılır, yazılır, çizilir.
Sonra da rakının içine “lop” diye buz kalıpları atılır.
On dakika sonra buz erir ve rakınızdaki su oranı değişir.
Nerede kaldı “önce şu, sonra bu yapılır, o olmadan bu olmaz” ritüelleri?
Rakının suyu fazla ise, geri kalan konular teferruat değil midir?
Durun, hemen öfkelenmeyin! amacım savaş değil.
Belli ki rakı adabının kendi içinde bazı sorunları var.
Tüm tiryakiler şu konularda hemfikirdir:
1) Rakı, meze ile yavaş yavaş içilir,
2) Rakı soğuk içilir
Rakının sek mi, su veya soda ile mi içileceği, ne kadar su koyulacağı ise tamamen kişisel bir tercihtir. Bu konuda şu veya bu kadar su koymak gerekir denemez. Hiç su koymadan da içen vardır, bir rakıya yarım su, bire bir su, bire bir buçuk su koyan da vardır.
Bu belki de evrimini tamamlamamış bir zevktir.
Rakının yavaş içilmesi ve rakı sofrasının saatler sürmesi elbette büyük bir keyiftir ama bazı sorunları beraberinde getirir.
Rakının ısınmasına ve yemeğinizin soğumasına bir şekilde engel olmalısınız. Rakının buzla ilişkisi burada başlar. Tiryakilerimiz sıcak rakı içmektense su karışımı biraz yüksek rakı içmekte sakınca görmüyor. Zaten “rakı – su” karışımındaki geniş tercih yelpazesi de karışım oranındaki küçük değişimlerin tiryakiler için çok da hayati bir önemi olmadığını gösteriyor.
Son zamanlarda görmeye başladığımız dondurulmuş bardak altları, bu soruna daha kesin bir çözüm getiriyor zaten.
Neyle içileceği konusuna gelince burada da tercihler çeşitli. Beyaz peynir ve kavun rakının efsanevi tamamlayıcıları olmakla beraber geleneksel mutfağımızdaki zengin meze çeşitleri milli içkimiz rakının doğal ve geleneksel refakatçısıdır.
Eskiden Rakı (ve şarap) karaf veya karafaki (küçük karaf) denilen sürahilerde sunulurmuş. Sofra ve göz zevki açısından da hoş olan bu sunum, son yıllarda bazı restoranlarca yeniden benimseniyor ama siz yine de rakıyı şişesinde alın. Çünkü bu karaflar çoğunlukla olması gerekenden küçüktür ve kazıklanabilirsiniz. Sahte rakı tehlikesi de cabası.
Cabası demişken, bu “caba” kelimesinin daha çok yakıştığı bir cümle kuramazsınız. Duble rakı 8 cl’dir ve bir ufak rakıdan dört, büyük rakıdan ise sekiz duble çıkar, şişenin dibinde de biraz rakı artar. İşte, meyhaneci bir büyük rakıyı 8 duble olarak satıp kârını yaptıktan sonra şişelerin dibinde kalan 6 cl rakıya (dubleden biraz az) cabası denirmiş.
Bir de rakının orijinal kadehinin “leylek boynu kadeh” olduğu, bugünkü “limonata bardağı” geleneğinin sonradan yerleştiği söylentisi var. Bu leylek boynu kadehin nasıl bir şey olduğunu bilen görmedim, gören lütfen bana haber versin.
Buradan anlıyoruzki rakı içmek bir sanattır=)



Henüz yorum yapılmamış